Baykal, "Yolsuzluk varsa mahkemeye gider"
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Şaban Dişli'nin partideki görevlerinden istifasına ilişkin, ''Başbakan 'ben uygun gördüm' diyor. Sen kimsin de ne hakla onu uygun görüyorsun? Sen af merci misin? Sen Türkiye'nin hukuk sistemi nasıl işleyecek ona karar verme noktasında mısın? Varsa ortada yolsuzluk mahkemeye gider'' dedi.
Baykal, NTV canlı yayınında sorularını yanıtladı.
Şaban Dişli'nin partideki görevlerinden istifasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Baykal, ''çok açık biçimde, belgeli, somut, kanıtlı, imzalı, şartları ortaya koyulmuş bir yolsuzluk olayının ortaya çıktığını'' savundu.
''Cumhuriyet tarihinde bu kadar açık, net bir yolsuzluk olayının ortaya konulamadığını'' ileri süren Baykal, şunları söyledi:
''Dişli'nin genel başkan yardımcılığı görevinden istifa etmesinin nedeni, yolsuzluk olduğu içindir. Yolsuzluk varsa bunun gereği genel başkan yardımcılığından uzaklaştırmak mıdır? Vatandaş yolsuzluk yaptığı zaman mahkemeye gidiyor, cezaevine giriyor. Genel başkan yardımcısı yolsuzluk yaptığı zaman görevinden istifa edip durumu halletmeye çalışıyor. Türkiye bunu kabul edebilir mi? Başbakan 'Ben uygun gördüm' diyor. Sen kimsin de ne hakla onu uygun görüyorsun? Sen af merci misin? Sen Türkiye'nin hukuk sistemi nasıl işleyecek ona karar verme noktasında mısın? Varsa ortada yolsuzluk mahkemeye gider. Dokunulmazlığını kaldırıp yargının önüne çıkmasının yolunu açacak mısınız? (canım uzatmayın bunu böyle bağlayalım) Uzatacağız. Şaban Dişli'nin dokunulmazlığı niye kalkmıyor biliyor musunuz? Çünkü onun arkasından Başbakan'ın dokunulmazlığı kalkar.''
Baykal, Almanya'da devam eden ''Deniz Feneri Davası'' ile ilgili bir soru üzerine ise Baykal, Alman savcının iddianamesinin elinde olduğunu, iddianamede, ''Türk hükümeti tarafından, devam eden tutukluluğa mani olunması için baskı yapıldığının'' yer aldığını belirtti.
''Anlaşılıyor ki Türk hükümeti bu işle çok yakından ilgili'' diyen Baykal, ''Ortada bir yolsuzluk var, bırakın incelesinler. Sana ne? Sen niye telaş içindesin? 'Aman aman' diye niye müdahale ediyorsun? Bu müdahalenin altında ne yatıyor? Bir siyasi dayanışma, ortaklık mı söz konusu?'' görüşünü dile getirdi.
Baykal, bir soru üzerine de yeni dönemde ''Deniz Feneri davasını'' TBMM gündemine getireceklerini söyledi. Baykal, ''Almanya'daki bir savcı, 'Türkiye başbakanına götürmek üzere ben bu parayı topladım diyor falan kişi, öbürü de ben götürmek için aldım' diye iddianamesine yazacak. Türkiye'de yaprak kımıldamayacak, kimse bunu yazmayacak, manşetlerde yer almayacak. Bundan daha önemli bir olay olabilir mi?'' dedi.
Baykal, Anayasa değişikliği ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davayı anımsattı.
Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesinden 10'unun ''AKP, laikliğe karşı faaliyetlerin odak noktasında duruyor'' dediğini belirten Baykal, ''Anayasa suçlu ilan etmiş. Anayasa suçluluğu damgasını yemiş olan bir kadronun Anayasa'yı değiştirmesine göz yummak bir tutarsızlıktır'' diye konuştu.
Baykal, İzmir'deki su sorunuyla ilgili olarak Başbakan Erdoğan'ın, ''Devlet Su İşleri (DSİ) baraj yapsın, İzmir Belediyesi de fiyaka yapsın'' dediğini belirterek, bunun ''Başbakan Erdoğan'ın zihniyetini göstermesi bakımınından önemli, vahim bir iktidar ve devlet yönetme anlayışını yansıtan bir değerlendirme'' olduğunu söyledi.
Baykal, bir soru üzerine parti tüzüğündeki değişiklik çalışmalarının da yerel seçimlerle ilgisinin bulunmadığını, partinin programını ve tüzüğünü yeni bir biçimde ortaya koymak istediklerini bildirdi.
CHP'nin programında yer alan konuların, CHP iktidarda olmasa da Türkiye'de yaşama geçtiğini savunan Baykal, şöyle devam etti:
''Biz, idam cezasıyla ilgili düzenleme getirdik, o yaşama geçti. Biz evlilik birliğinin sona ermesi halinde kadın haklarıyla ilgili bir düzenlemeyi öngördük, biz iktidarda olmadan da yaşama geçti bunlar. Türkiye yeni bir Türkiye, dünya yeni bir dünya, sosyal demokrasi yeni sorunlarla karşı karşıya. Ağırlaşan krizler var bunlara yönelik bir program yapma çabasındayız.
Parti programına yönelik de 'hantal' ifadesini kullanmadığımı arkadaşlar kanıtladılar. Partimizin işleyişinin daha dinamik, daha hızlı ve esnek bir şekilde belirlenmesi gerekir. Kurullara, organlara dayalı bir işleyiş içindeyiz. Günümüzde sorumlulukların organlara dağıtılması verimliliği bir ölçüde engelliyor. Herkese ait olan bir sorumluluk kimseye ait değilmiş gibi bir görüntü oluşturuyor. Bunu değiştirmek istiyoruz. Hareketli bir CHP'yi sağlamaya çalışıyoruz.''
AA


Google
Windows Live Favorites
del.icio.us
Digg
Bu Habere Yorum Yapın
Yorumlar (0 yorum):