Erdoğan: Başarı için 90 dakika yetmez
| |
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmaya, eğitimle ilgili yürüttükleri çalışmaları anlatarak başladı.
İlk ve ortaöÄŸretim kurumlarında eÄŸitim gören tüm öÄŸrencilerin karnelerini alarak, uzun bir yaz tatili dönemine girdiklerini hatırlatan ErdoÄŸan, Pazar günü de yaklaşık 1,5 milyon kiÅŸinin, üniversite sınavında ter döktüÄŸünü söyledi.
Yapılan sınavın bütün gençlere ve ailelerine hayırlı olmasını dileyen BaÅŸbakan ErdoÄŸan, ''Bu yıl hem üniversitelerimizin kontenjanlarını artırması, hem açtığımız yeni üniversiteler vesilesiyle çok daha fazla öÄŸrencimizin üniversitede okuma hayali gerçeÄŸe dönüÅŸmüÅŸ olacak'' diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, iktidarları döneminde 49 yeni üniversite kurduklarını hatırlatarak, amaçlarının tüm illeri bir üniversiteye kavuÅŸturmak, her ÅŸehri üniversitelerin getireceÄŸi dinamizmle, ürettiÄŸi katma deÄŸerle daha da kalkındırmak olduÄŸunu belirtti.
Yola çıkarken, millete bir söz verdiklerini bildiren ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
''Dedik ki 'bu ülkeyi dört temel üzerinde inÅŸa edeceÄŸiz.' EÄŸitim, saÄŸlık, adalet ve emniyet... Toplumun vicdanını yaralayan sorunlar en çok bu dört alanda yoÄŸunlaşıyordu.
Türkiye'nin gücünü yeniden topladık ve bu alanlardaki temel sorunları, devlet-millet eliyle büyük ölçüde çözüme kavuÅŸturduk. Bütçedeki eÄŸitimin payını birinci sıraya yükseltmekle yetinmedik, millet ile devletin ülkenin geleceÄŸine birlikte sahip çıkması için muazzam bir eÄŸitim seferberliÄŸi baÅŸlattık.
Burada en çok bizi onurlandıran mesele ÅŸu oldu: Siz milletin hukukuna sahip çıkarsanız millet de sizin hukukunuza sahip çıkıyor. Milletimiz, devletinin her türlü imkanları kullanarak cansiparane hizmet ettiÄŸini görünce, kendi kaynaklarını seferber etmekten çekinmiyor. Devletin bütçesinin kuruÅŸu kuruÅŸuna ülkeye hizmet için harcandığını gören milletimiz, elindeki imkanlarını da devletle paylaşıyor.''
-120 BİN DERSLİK-
ErdoÄŸan, Türkiye'nin her ÅŸehrinde bugüne kadar göz yaÅŸartıcı fedakarlık örnekleri gördüklerini belirterek, ''Geçen hafta Malatya'da iÅŸ adamlarımızın açtığı Sevgi Evlerinden İzmir'de, Bursa'da, Sinop'ta açtığımız okullara kadar muazzam bir millet desteÄŸi aldık. EÄŸitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası sayesinde, bütün toplumsal kesimlerin enerjisini, dikkatini eÄŸitimdeki sorunlara yönelttik.
Hükümetimiz döneminde 35 bini hayırseverlerce olmak üzere yaklaşık 120 bin dersliÄŸi eÄŸitim hayatımıza kazandırdık. Pazar günü İzmir'de eÄŸitime destek kampanyasına katılan hayırsever vatandaÅŸlarımızla bir araya geldik, onların gurur tablosunu birlikte yaÅŸadık.
Bölgesel kalkınma adaletsizliÄŸini gidermek, haksız rekabeti kaldırmak için DoÄŸu-Batı ayrımı yapmadan ülkemizin bütün bölgelerine aynı oranda yeni eserler kazandırdık'' diye konuÅŸtu.
-KÖY OKULLARI-
ErdoÄŸan, özellikle DoÄŸu ve GüneydoÄŸu illerinde metruk durumda bulunan binlerce köy okulunu yeniden eÄŸitim verebilir duruma getirdiklerini bildirerek, ''Bunları neden okullar açılırken deÄŸil de okullar tatil olurken anlatıyorum? Okullar tatil oluyor ama Hükümetimiz tatile çıkmıyor. Aynı hızla yatırımlara devam ediyor, gece gündüz demeden milletimizin huzur ve refahı için emek sarf ediyor. İşte, bunun için anlatıyorum'' dedi.
Bütün bu yapılanları, birilerinin ya bilmediÄŸini ya da bilmek istemediÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, ÅŸöyle konuÅŸtu:
''Ya görmüyor ya görmek istemiyor. Veyahut da görüyor, göstermek istemiyor. Çünkü, eÄŸer gösterirlerse vatandaşımız, bunun heyecanıyla evet, 'Türkiye'nin geleceÄŸine çok daha farklı bakar' endiÅŸesini taşıyor.
Buruda ÅŸunu özellikle vurgulamak istiyorum; Åžemdinli'yi İpsala ile birlikte düÅŸünemeyen, Boyabat'ı İskenderun ile birlikte kucaklayamayan özellikle bu tür insanlar, bu ülkeyi baÅŸtan baÅŸa bir bütün olarak nasıl sahiplendiÄŸimizi göstermek için yaptıklarımızı ve yeni hedeflerimizi bunlara anlatıyoruz ama anlamak istemiyorlar.''
''Peki bütün bunlar bizim iktidarımızdan önce yapılamaz mıydı?'' sorusunu yönelten ErdoÄŸan, sözlerine ÅŸöyle devam etti:
''Eksik olan neydi? Eksik olan milletin derdiyle dertlenmiÅŸ bir kadronun yönetimde olmamasıydı. Hakkari'nin, Diyarbakır'ın, Trabzon'un, Mersin'in, İzmir'in, Ardahan'ın, Tunceli'nin, KırÅŸehir'in, NevÅŸehir'in, TekirdaÄŸ'ın, Antalya'nın, bu ülkenin derdini kendine dert edinmiÅŸ insanların iktidarıydı eksik olan.
Her fırsatta milletle kavga eden, milleti hor gören bir iktidar deÄŸil, milletin gönlüne talip olan, milletin gönlünden geçen bir iktidardı eksik olan. İşte, milleti karşına deÄŸil, milleti arkasına aldığı zaman, bu ülkede ne kadar kısa zamanda ne kadar büyük iÅŸler yapılabileceÄŸini AK Parti iktidarı olarak bizler gösterdik.
İnÅŸallah, önümüzdeki dönem milletle el ele vererek, çok daha büyük iÅŸler baÅŸaracağız. Bu ülkenin gençleri, bu ülkenin yarınlarından emin olsunlar. Türkiye, AK Parti iktidarıyla birlikte çok daha güçlenmiÅŸ, çok daha itibarlı, çok daha büyük bir Türkiye olmuÅŸtur.''
-ANADOLU YOLLARI-
ErdoÄŸan, geçen haftanın yine çok yoÄŸun ve bereketli bir ÅŸekilde geçtiÄŸini anlatarak, ''Her ışığı karartmak, her hayırlı iÅŸe engel olmak, ülkemizin yıllarca özlediÄŸi güven ve istikrar ortamını sabote etmek isteyenlerin aksine, biz yine bütün hafta Anadolu'nun yollarındaydık'' diye konuÅŸtu.
Sinop'un, Bursa'nın, İzmir'in kalkınma heyecanına ortak olduklarını ifade eden BaÅŸbakan ErdoÄŸan, katıldığı bazı programları sıraladı ve açılışını yaptıkları barajların kuraklığın önlenmesi için ne kadar önemli olduÄŸunu vurguladı. ''Yani biz, iÅŸimize bakıyoruz'' diye konuÅŸan ErdoÄŸan, ''(durmak yok yola devam) diyoruz. Ama yürüyerek deÄŸil, koÅŸarak devam ediyoruz'' dedi.
ErdoÄŸan, sadece kendileri için deÄŸil, ülke için, demokrasi, milletin refahı ve huzuru için ''durmak yok yola devam'' dediklerini kaydetti.
AK Parti Genel BaÅŸkanı ve BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, baÅŸarı için sadece 90 dakikanın yeterli olmadığını, son nefese kadar bu iÅŸi sürdürmek gerektiÄŸini belirterek, ''Sporcularımızın geçen pazar akÅŸamı ispatladıkları en önemli gerçek ÅŸudur: BaÅŸarmayı hak ettiÄŸinizi düÅŸünüyorsanız asla mücadeleyi bırakmayacaksınız'' dedi.
ErdoÄŸan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuÅŸmada, yarın, her yıl yapılan ve Dünya Bankası ile IMF temsilcilerinin de katıldığı Yatırım Danışma Konseyi Toplantısına, 20 Haziran Cuma günü de Trabzon'da dev bir alışveriÅŸ ile spor merkezinin açılışına katılacağını, 21 Haziran Cumartesi günü ise Batman'ı ziyaret edeceÄŸini söyledi.
''Bizim gündemimiz birilerinin, bazılarının sahte gündemlerine hiç ama hiç benzemiyor'' diyen ErdoÄŸan, gündemlerinin, Türkiye, ÅŸehirler ve insan olduÄŸunu belirtti.
Milli futbol takımın önceki akÅŸam Çek Cumhuriyeti ile oynadığı maçı çok çarpıcı bir zafere dönüÅŸtürerek kazandığını ve Türkiye'nin Avrupa Futbol Åžampiyonası çeyrek finaline ismini yazdırdığını kaydeden ErdoÄŸan, bu baÅŸarının millete büyük bir mutluluk ve moral verdiÄŸini ifade etti.
-''KATAR EMİRİNİN EŞİ, EŞİMİ ARADI; TEBRİK ETTİ''-
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi: ''Nitekim, vatandaÅŸlarımız yurtiçinde ve dışında sokaklara dökülerek bu zaferi kutladılar. Biz de tabi bu arada ÅŸükrettik. Oynanan müsabaka, 90 dakikanın içine futbolun bütün güzelliklerini ve heyecanını sığdırmış olması bakımından, bir baÅŸka özelliÄŸiyle de uzatmalara bile sığdırabiliyor. Demek ki baÅŸarı için sadece 90 dakika yeterli deÄŸil, son nefese kadar bu iÅŸi sürdürmek gerekiyor. Gerçekten, ÅŸartlar ne olursa olsun mücadeleyi asla bırakmayan ve kaybetmeyi kabullenmeyerek, milletimizi gururlandıran federasyonun yönetiminden tüm teknik kadroya ve futbolcularımıza varıncaya kadar ÅŸahsım ve milletim adına ÅŸükranlarımızı, takdirlerimizi sunuyoruz, kendilerini kutluyoruz ve inÅŸallah çeyrek finalde de galibiyeti bekliyoruz. İnÅŸallah, biz de fevkalade ÅŸartlar olmazsa Viyana'da kendileriyle beraber olacağız. İnanıyorum ki bu baÅŸarıların da devam gelecek. Türkiye diÄŸer alanlarda olduÄŸu gibi sportif alanlarda da Avrupa'nın ve dünyanın takdir ettiÄŸi, edeceÄŸi daha nice baÅŸarılara imza atacaktır.
Batılıların dediÄŸi, 'sessiz devrimi' gerçekleÅŸtiren Türkiye, inÅŸallah bundan sonra da o sessiz görünen baÅŸarıları da gerçekleÅŸtirecektir. Türkiye geliÅŸme yolunda, kalkınma yolunda, ilerleme yolunda adımlarını hızlandırdıkça bütün dinamikleriyle sesini dünyaya duyurmaya devam edecektir. Çek Cumhuriyeti müsabakasından sonra Türkiye'nin bu baÅŸarısının ne kadar geniÅŸ bir coÄŸrafyada yankı bulduÄŸunu iyi görmek, iyi anlamak, bu mesajı iyi almak gerekir. Bizim futbolcularımızın sadece kendi vatandaÅŸlarımızı deÄŸil, tarihi ve kültürel baÄŸlarla baÄŸlı olduÄŸumuz çok daha büyük bir coÄŸrafyanın insanlarını da temsil gücüne sahip olduÄŸunu iyi düÅŸünmemiz gerekir.
Çok anlamlıdır; dün akÅŸam Katar Emirinin eÅŸi, eÅŸimi aradı. MeÄŸer maçı izlemiÅŸler, bu maçtan dolayı duyduÄŸu heyecanı bizlerle paylaşıyor ve bizi tebrik ediyorlar. Türkiye'yi kendi içine kapatarak dünyadan kopartmak isteyen kompleksli zihinlerin de bu gerçeÄŸi iyi görmesi gerekir. Türkiye bu sığ zihinlerin asla kavrayamadıkları kadar büyük bir ülkedir.''
-''AB TEMSİLCİLERİ DE İYİ OKUMALI''-
ErdoÄŸan, farklı kültür ve inançları aynı çatı altında buluÅŸturma misyonuna sahip olması gereken AB temsilcilerinin de bu mesajı iyi okuması gerektiÄŸini söyledi.
''Nasıl milli takımımız Avrupa Futbol Åžampiyonasının olmazsa olmaz bir rengi, heyecanı, imkanıysa, Türkiye'nin baÅŸarısı 3 kıtada heyecan dolu bir yansımaya sebep oluyorsa, Türkiye'nin üyeliÄŸi de AB için o kadar büyük ve olumlu bir etkiye sebep olacaktır'' diyen ErdoÄŸan, bu durumun, milli futbol takımının dünya üçüncüsü olduÄŸu zaman da görüldüÄŸünü kaydetti. ErdoÄŸan, bu zenginliÄŸi göremeyenlerden, Avrupa ÅŸehirlerinin neredeyse tamamının meydanlarını, caddelerini dolduran Türkiye coÅŸkusuna bakmalarını istedi.
O sokaklarda Türkiye'den giden insanlar olduÄŸunu, o ÅŸehirlerde ay yıldızlı forma altında temsil edildiÄŸi duygusunu taşıyan çeÅŸitli coÄŸrafyalardan insanların bulunduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, ''Hepsi aynı coÅŸkuyu, aynı heyecanı yaşıyor'' dedi.
-''ASLA MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAKSINIZ''-
Bir çok ülkenin milli takımında baÅŸarıyla mücadele eden Türk kökenlilerin de olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, ''Bu bile, Türk gencinin Avrupa ile et ve tırnak gibi kaynaÅŸtığını göstermektedir'' diye konuÅŸtu. ErdoÄŸan, ÅŸöyle devam etti:
'Sporcularımızın geçen pazar akÅŸamı ispatladıkları en önemli gerçek ÅŸudur:BaÅŸarmayı hak ettiÄŸinizi düÅŸünüyorsanız asla mücadeleyi bırakmayacaksınız. Kendinize güveniyorsanız, arkanızdaki büyük millet size güveniyorsa, en iyisini yapabileceÄŸinize inanıyorsanız, mücadeleden yılmayacak, hedefe ulaÅŸmak için canınızı diÅŸinize takacaksınız.
YaÅŸadığınız zorluklar, uÄŸradığınız haksızlıklar sizi asla yolunuzdan çevirmeyecek. EÄŸer arkanızda gücüyle, desteÄŸiyle, duasıyla bir millet topyekun duruyorsa, baÅŸarmanız ve hakkınızı almanız mukadderdir. Bize düÅŸen yeterince gayret etmek, yeterince alın teri dökmektir. Bu sporda da siyasette de devlet yönetiminde de böyledir. Milletin iradesi, hayır duası, gönül zenginliÄŸi her türlü zorluÄŸu aÅŸmayı saÄŸlayacak büyüklükte bir güçtür.''
-''MİLLETİMİZ, TAHAMMÜLSÜZ GİRİŞİMLERİ BOÅžA ÇIKARACAKTIR''-
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat BaÅŸesgioÄŸlu'na teÅŸekkür eden ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
''Milletimizin yüreÄŸini kabartan bu milli takım baÅŸarısından, ülkeye hizmeti, ÅŸereflerin en büyüÄŸü bilen bu kadroya geçersek, ÅŸunu söyleyebilirim: Evet, bizim siyasetten tek muradımız milletimizin sevincini büyütmektir. Milletin sevincini kursağında bırakmak isteyenler, varsın bildikleri yolda devam etsinler. Yeter ki biz milletimizin bir arada yaÅŸama iradesini güçlendirmeye devam edelim. Yeter ki biz, 70 milyon olduÄŸumuzu unutmayalım. Yeter ki biz, bu ülkenin bütün vatandaÅŸlarının başını dik tutalım. Bu ülkenin vicdanı olmayı baÅŸaran bir aydınımız merhum Cemil Meriç'in dediÄŸi gibi 'Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye çalışan zavallılar' varsın güneÅŸe çamur atmaya devam etsinler. 'Zira, onlar karanlığa o kadar alışmışlar ki yıldızlardan bile rahatsız oluyorlar.'
Her geliÅŸmeye set çekmeye, her ilerlemeye çelme takmaya, her hayırlı iÅŸe engel olmaya alışanlar her zaman olacaktır. Yangına körükle gidenler, kriz ve kaostan beslenenler, gerilimden baÅŸka bir siyaset tarzı bilmeyenler, dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaktır. Ama unutmayalım ki saÄŸduyu sahibi milletimiz, engin basiretiyle bu tür ayak oyunlarını, bu tür tahammülsüz giriÅŸimleri boÅŸa çıkaracaktır.''
AK Parti Genel BaÅŸkanı ve BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan, ÅŸu an yaÅŸanan sürecin çok tartışılacağını belirterek, ''Temennimiz, Türkiye'nin en kısa sürede bu türbülanstan çıkması, çaÄŸdaÅŸ uygarlık yürüyüÅŸünü aynı kararlılıkla ve güç kaybetmeden devam ettirmesidir'' dedi.
Partisinin TBMM grup toplantısında konuÅŸan ErdoÄŸan, gündemdeki konulara deÄŸindi. YaÅŸanan süreci ve bu süreci detaylandıran hadiselerin anlamını iyi deÄŸerlendirmek ve demokrasiyi güçlendirecek bir siyasi tavrı korumanın, kendilerinin millete karşı mükellefiyeti olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, ülke için neler yapmaları gerekiyorsa onun adımlarını atacaklarını kaydetti. ErdoÄŸan, ''BileceÄŸiz ki her attığımız adımda ülkemiz bir ÅŸeyler kazanmalıdır. EÄŸer attığımız adım; ülkemize bir ÅŸeyler kazandırıyorsa eyvallah, ama kaybettiriyorsa biz, o adımdan anında vazgeçebiliriz'' diye konuÅŸtu.
Kendilerinin, ''Türkiye için hayati anlamlar taşıyan süreçler yaÅŸadıklarını'' anlatan ErdoÄŸan, 1950'den bu yana ülke olarak demokrasi istikametinde hatırı sayılır bir mesafe aldıklarını kaydetti. ErdoÄŸan, 1950-1980 arasında üç kez kesintiye uÄŸrayan Türk demokrasisinin, 1983'ten sonra Türkiye'nin dünya ile irtibatının yoÄŸunlaÅŸmasının da etkisiyle yeniden güçlenme eÄŸilimine girdiÄŸini ifade etti. 1990'ların ikinci yarısından sonra Türk demokrasisinde gözlenen gerileme trendinin, 2002 seçimleriyle son bulduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, 2002 yılı sonunda iktidara gelen AK Parti Hükümetinin, kapsamlı bir demokratikleÅŸme hareketini baÅŸlattığını, AB'ye tam üyelik hedefine sahip çıkarak Türk demokrasisini evrensel standartlara yaklaÅŸtırdığını söyledi.
Türkiye'nin, kendine özgü bir demokrasiden evrensel normlara uygun bir demokrasiye geçiÅŸ iradesini güçlü bir ÅŸekilde ortaya koyduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, ''2002 sonrası dönemin en önemli hususiyeti, demokrasi talebinin gerçek manada toplumsal bir talebe dönüÅŸmesi ve partimizin de bu talebi taşıma iradesini cesaretle gösterebilmesidir'' dedi.
-''BU SÜRECİN BEDELİ MUHAKKAK TARTIÅžILACAK''-
ErdoÄŸan, ÅŸu an yaÅŸanan sürecin çok tartışılacağını belirterek, ''Bu sürecin bedeli muhakkak tartışılacaktır, geçmiÅŸte olanların tartışıldığı gibi... Türk demokrasisinin ve hukuk sisteminin tarihi serüveni açısından kritik bir önemdedir'' diye konuÅŸtu.
AK Parti hakkında açılan kapatma davasında dün esas hakkındaki cevaplarını Anayasa Mahkemesine verdiklerini hatırlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
''Niye bu kadar süratle çalışarak bunu yapıyoruz? Bütün arzumuz, temennimiz ÅŸudur; ülkemiz ne siyasette ne ekonomide kaybetsin. Ülkemiz, bir bulutlu havanın doÄŸurduÄŸu yapıda geleceÄŸe yürümesin. İstiyoruz ki ülkemiz önünü görsün. Ülkemize dışarıdan yaklaÅŸanlar da ülkemizi net görebilsin. Zira, ülkemizdeki sıkıntılı bir süreç, bilesiniz ki ülkemizin dış dünyadaki itibarına da gölge düÅŸürmektedir. Onun için tabii ki bizler, süreci hızlandırmak ve ülkemizin geleceÄŸi noktasında gerek içeride gerekse dışarıdaki yatırımcıların atacağı adımlara katkısı ve özelikle de Türk demokrasisinin bu noktada yara almasına tahammülümüz yok. AK Parti olarak bu süreçte saÄŸduyuyu elden bırakmadan, Türkiye büyüklüÄŸünde düÅŸünerek, ülkemizin selametini hesaba katarak hareket ettik, bundan sonra da aynı sorumlu davranışı sürdüreceÄŸiz. Temennimiz, Türkiye'nin en kısa sürede bu türbülanstan çıkması, çaÄŸdaÅŸ uygarlık yürüyüÅŸünü aynı kararlılıkla ve güç kaybetmeden devam ettirmesidir.''
-''DEMOKRASİNİN ZAAFA UÄžRATILMASININ ÖRNEKLERİYLE DOLU...''-
Bu noktada, ''üzerinde çok durulmayan, ancak Cumhuriyet ve demokrasi açısından tehlike arz eden bir hususa iÅŸaret etmek isteÄŸini'' vurgulayan ErdoÄŸan, sözlerini ÅŸöyle sürdürdü:
''Bu süreçte bir kısım çevrelerin yürüttükleri propaganda, demokrasimizi ve hukuk devleti normlarımızı geliÅŸmiÅŸ evrensel standartlardan uzaklaÅŸtırmaya, kendine özgü bir mahiyete büründürerek sığlaÅŸtırmaya yöneliktir. ÇaÄŸdaÅŸ demokrasinin yerleÅŸmesini, 'Cumhuriyetimizin temel ilkeleri açısından bir tehlikeymiÅŸ' gibi yansıtılması kabul edilemez bir çarpıtmadır. Cumhuriyet, laiklik, hukuk devleti gibi kavramlar, demokrasiyi daha da güçlendirecek, demokrasinin olmazsa olmaz kavramlarıdır, ilkelerdir. Türkiye'nin siyasi tarihi, bu kavramlar gerekçe gösterilerek demokrasinin zaafa uÄŸratılmasının örnekleriyle doludur. Türkiye, bu çarpık anlayıştan bir an önce uzaklaÅŸmak zorundadır. Cumhuriyet de laiklik de hukuk devleti de ancak demokrasi ile mümkündür. Bu ilkeleri yaÅŸatmak, öncelikle demokrasiyi yaÅŸatmakla, milli iradeye dayandırmakla mümkündür.
Vesayet rejimi özlemcisi bir kısım siyasetçilerin, rejimin ilkelerini 'demokrasiyle çeliÅŸen ilkelermiÅŸ' gibi göstermeye çalışmaları, bu ilkeleri çarpık biçimde yorumlayarak demokratik geliÅŸime direnmeleri, esasen kendi ayrıcalıklı pozisyonlarını muhafaza etme çabalarının neticesidir. Yapmak istedikleri ÅŸey, rejimin ilkelerini siyasi tartışma ve rekabetin konusu haline getirerek rejimin üzerinde sürekli bir kriz gölgesi oluÅŸturmak ve bu yolla siyasetin toplum tarafından tanzimini engellemektir. Ama bilinmelidir ki ne Türkiye 1940'ların Türkiye'sidir ne de Dünya soÄŸuk savaşın dünyasıdır. Bu millet reÅŸittir, mümeyyizdir, azami demokratik olgunluÄŸa sahiptir.''
-''CHP'NİN GERİLİME ENDEKSLİ SİYASET TARZI...''-
Siyaseti toplumdan, halktan, milletten yalıtmak isteyen siyasi anlayışların tarihin tozlu raflarında kaldığını ifade eden ErdoÄŸan, ''Anamuhalefet partisinin demokrasi konusundaki sabıkalı tavırları, Türk siyasetinin geliÅŸiminin önündeki en büyük engellerden biridir. CHP'nin gerilime endeksli siyaset tarzının milletimizin büyük bir kesiminde kabul görmesi, karşılık bulması asla mümkün deÄŸildir'' dedi.
AK Parti'nin, Türkiye'ye çok önemli ve deÄŸerli bir dönem yaÅŸattığını belirten ErdoÄŸan, bu sürecin aynı ÅŸekilde devam edeceÄŸini vurguladı. Türkiye'nin son beÅŸ yılda onlarca yılın ihmallerini giderdiÄŸini, onlarca yılın sorunlarını hafiflettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, konuÅŸmasını ÅŸöyle tamamladı:
''Hizmet ve icraat kavramları yeniden siyasete hakim olmaya baÅŸlamıştır. Özellikle geçenlerde açıkladığım ve ÅŸu an uygulamasına baÅŸladığımız GAP, DAP, KOP ve bunlarla ilgili bölgesel projeler, bu ülkenin inÅŸallah önümüzdeki yıllara ve çaÄŸa damgasını vuracak adımlar olacak. Åžu anda bunun heyecanı, bütün bu bölgeleri sarmıştır. Biz, sorumlu ve saÄŸduyulu siyaset tarzıyla yolumuza devam edeceÄŸiz. İnanıyoruz ki milletimiz de AK Parti'nin sorumlu siyasetini desteklemeye, partimize güç vermeye, yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Bunu Sinop, Bursa, İzmir'de gördük, kavurucu sıcaÄŸa raÄŸmen... Orada onbinlerce insanın nasıl o sıcaÄŸa raÄŸmen orada toplandığını görmek bize zaten bu heyecanı veriyor. Türkiye, her türlü sorunu aÅŸacak büyüklüÄŸe, her türlü zorluÄŸu giderecek ferasete sahiptir.''
Öte yandan, 647. Kırkpınar AÄŸası Mehmet Cadıl, 30 Haziran-6 Temmuz tarihleri arasında Edirne'de yapılacak Kırkpınar Åženliklerine, BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ı kırmızı dipli mumla davet etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, toplantıda Cadıl'ı milletvekillerine takdim ederken, ''Hoş geldiniz Ağam'' dedi.
Siyaset
Kategorisinde DiÄŸer Haberler


Google
Windows Live Favorites
del.icio.us
Digg
Bu Habere Yorum Yapın
Yorumlar (1 yorum):